Etiketler

, , , , , , ,

çorluvakası

Çorlu’da bir lisede yaşanan ve bir öğrencinin video kaydını sosyal medyada paylaşması ile gündeme düşen hadise hakkında ne söylenebilir?

Eğitim sistemimizin tutar tarafının kalmadığı, öğretmenliğin yanlış politikalarla itibarsızlaştırıldığı, 12 yıllık zorunlu eğitimin yanlış olduğu vs değerlendirmeler yapıldı. Bu iddiaların tamamen yanlış ya da tamamen doğru olduğunu söylemek elbette mümkün değil. Ancak genel olarak yine romantik bir bakış ile meseleyi anlamaya çalışıyoruz.

Eğitim sistemi ve okul, modern ve profesyonel kurumlardır. Öğretmenlik bir meslek, öğrencilik anayasal bir hak ve ödevdir. Eğitim sistemi vergilerle finanse edilir, eğitim sistemini şekillendiren ve yürüten yasalar Meclis’te yapılır.

Hal böyle olunca eğitim ile ilgili bir sorun ortaya çıktığında politikacıların topun ağzında olması gayet normal ve olması gereken bir durumdur. Ancak yürürlüğe giren yasa ne kadar etkin olsa da yasanın aynı ruhla uygulamaya yansıyıp yansımadığı da bürokrasinin sorunudur. Hatta çoğu zaman iyi yöneticiler yasaların açıklarını ve eksiklerini de kamu yararına yorumlayarak ya da gerektiğinde inisiyatif alarak uygulamada iyi örneklere imza atarlar. Bürokrasi, Hükümetin başı olan başbakandan okul yöneticilerine kadar gelen bir silsileyi ifade eder.

Gerek yasada gerekse uygulamada ortaya çıkan sorunlara ilişkin veri toplamak, analiz etmek, yorumlamak ve alternatif çözümler üretmek ise üniversitelerin işidir. Üniversiteler, araştırma geliştirme çalışmaları ile politikalara ve uygulamaya bilimin ışığında rehberlik ederken bir taraftan da ülkenin nitelikli işgücünü yetiştirme sorumluluğu taşırlar.

Çorlu vakasında en son sorumlu tutulacak ve hatta neredeyse hiç sorumluluğu olmayanlar, kendisine eğitim adına biçtiğimiz tek rol olarak çocuğunu okula gönderme sorumluluğunu yerine getiren veli ile okula gelmiş ve eğitim için hazır olan öğrencilerdir.

Öğretmenlerimiz ve okul yöneticilerimize gelince, onlar canlarına dişine takmış, görevlerini akılları erdiğince, güçleri yettiğince en iyi biçimde icra etmeye çalışmaktadırlar.

Çorlu vakasında açıkça iyi organize edilmemiş bir eğitim sistemi, iyi yönetilmeyen bir okul, iyi yetiştirilmemiş bir öğretmen örneği bulunmaktadır. İyi yetiştirilmemiş öğretmenin açıkça ve hiçbir tartışmaya girmeye gerek duymadan yegane sorumlusu üniversitelerdir.

İyi yönetilmeyen okulların sorumlusu ise, başta okul yöneticiliği olmak üzere neredeyse hiçbir yöneticilik kademesine o ya da bu sebepten yöneticilik eğitimi almamış kişileri atayan MEB’dir.

Okullarımız, yönetim ve eğitim bakımından sahipsiz ve başıboştur. Yeniçağın sorunlarına, ihtiyaçlarına hazır değildir. Okulun yeni nesil ile baş edecek gücü yoktur. Yönetici ve öğretmenlerimizin üniversitede edindikleri öğretmenlik bilgi, beceri ve değerleri, 19. yy okulunun ve toplumunun ihtiyaçlarına göre şekillenmiştir. Yeni nesil bilgi çağının gereklilikleri doğrultusunda yeni öğrenme ortamlarına, farklı öğrenme süreçlerine, beceri odaklı öğrenme içeriklerine ve bütün bunları yönetecek okul yöneticilerine ve öğretmenlere ihtiyaç duymaktadırlar.

Okulun kurutuluşu, okulu güçlendirmekten geçmektedir. Başta eğitim fakülteleri olmak üzere üniversiteler okulun sorunlarına el atmalıdır. Okullara daha sık gitmeli, doğrudan danışmanlık yapmalı, bilimsel önerilerini okulda test ederek hem kendilerini hem okulları geliştirmelidirler.  Yetiştirdikleri öğretmen adaylarını yeni nesil öğrenmeye rehberlik edecek nitelikte yetiştirmeli, bunun için de öğretmen adaylarını okulda yetiştirmelidirler. Politikacılara da gerçek veriye dayalı çözümler önermelidirler.

Okul yöneticiliği meslek olmalıdır. Bu mesleğin mensupları öncelikle eğitime liderlik etme bilgi ve becerisi kazanmalıdırlar. Okullarında öğrenme toplulukları kurma, yönetme ve bu sayede okulun sorunlarına okulun potansiyelini geliştirerek çözümler bulabilme yetkinliği kazanmalıdırlar.

Okulun yönetimini geliştirmeden, üniversitelerin okula ve eğitime dair daha samimi, inançlı ve derinlikli bakmalarını sağlamadan Çorlu vakalarını önlemek mümkün değildir.

13 Şubat 2018

Reklamlar